Cipler şehrin caddelerini hızla geçtiler. Adrese yaklaştıklarında, Hakan telsizi açtı.

-Köpeklerin kulübelerine geldik beyler. Allah yardımcımız olsun.

Kucağındaki M4A1’in kurma kolunu hızla çekip bıraktı. Silahın emniyetini açtıktan sonra, aracı durdurup indiler.

Hakan binaların durumuna göre bir plan yaptı.

-Biz sol taraftan gideceğiz. Siz de sağ tarafa göz kulak olun!

Seri adımlarla ilerlemeye başladılar. Hakan yanındaki Akıncıya balkondaki silahlı gölgeyi işaret etti. Akıncı başını sallayıp, tek dizinin üzerine çöktü. Tek bir silah sesi duyuldu. Ardından yere düşen adamın kof gürültüsü. Cümbüş başlamıştı. Hakan, tek katlı binanın kapısını boydan boya taradı. Şarjörünü yenilerken, iki Akıncı kapıyı tekmeleyip içeri girdiler. Otomatik tüfek gürültüleri mahalleyi sarmıştı.

Teröristlerden birisi telaşla tüfeğini alıp, başka bir binanın camından ateşe başladı. Mehmet, belindeki el bombalarından birini çıkarıp, cama fırlattı. Patlama sonrasında evin duvarında hatırı sayılır bir delik oluşmuştu. Makineli tüfekçi deliği mermi yağmuruna tuttu.

Hakan ve Akıncılar, girdikleri apartmanları gözlerini kırpmadan temizlemişlerdi. Toplantı masaları kana bulanmıştı. Apartmanlardan birini daha temizleyip çıkarken, ileride bir aracın hareket ettiğini gördü. Tüfeğini boynundan çıkarıp yere bıraktı. Tabancasını çekip arabanın ardından fırladı. Aracın tekerleklerine nişan alarak bir şarjör boşalttı. Hemen ikincisini takıp, duran arabaya koştu. Kapılardan birini koparırcasına açtı. İçeriye mermileri birer birer boşalttı. Arka koltuktan bir inilti duyuldu.

-Teslim oluyorum dokunmayın.

Hakan, hemen arka kapıyı açtı. Arabanın tabanına uzanmış şişman adamı ayaklarından tutup, arabadan çıkardı. Tabancasında iki mermisi kalmıştı. Namluyu adamın kafasına doğrultup tetiği ard arda çekti. Kan üzerine sıçramış, hücum yeleği kana boyanmıştı. Uzaktan polis ve ambulans sirenleri duyuluyordu.

Tüfeğini koyduğu yerden alıp boynuna astı. Tüm Akıncıların elleri kanlıydı. Bir çoğunun belinde sallanan kasaturalarından kanlar sızıyordu. Ambulanslar geldi. Mehmet sırıttı.

-Bir tane sağ bulun da görelim!

Gazeteciler Akıncıların etrafını sarmış, ağızlarından bir kelime almaya çalışıyorlardı. Hakan, pantolon cebinden bir çiklet çıkarıp ağzına attı. Ardından kameralara bakarak:

-Hainler, bilsinler ki her daim onların tepesine binmeye hazırız. Düşmana beklemediği yerden ve beklemediği darbeyi işte böyle vururuz. Bunu herkes bilsin!

Yürüyüp araçlarına bindiler. Araçlar sokağın derinliğinde kaybolurken, apartmanlardan birinde ay yıldızlı Türk bayrağı nazlı nazlı dalgalanıyordu. Tüm hainlere inat..