Hakan emri altındaki Akıncılarla camiye gelmişti. Baştan aşağı kamuflajlıydılar. Bellerinden tabancaları sarkıyordu. Hepsi sinirliydi. Fotoğraflarını çeken birkaç gazeteciyi engellediler.
Mehmet, musallaya uzatılan dört tabuta baktı uzun uzun. İçinden intikam yeminleri etti. İmam gelmiş, cenaze namazı kılınmıştı. Akıncılar arkadaşlarını omuzlarının üzerine aldılar. Mezarlıkta indirip, görev arkadaşlarının üzerlerine toprak attılar. Artık yapılacak bir iş kalmamıştı. Araçlarına binip Özel Kuvvetler Komutanlığı’na döndüler.
Hiç birinin ağzını bıçak açmıyordu. Birkaç Akıncı kendi aralarında sessizce bir şeyler tartışıyordu. Kapı vuruldu. Hakan, istifini bozmadı.
-Gir!
İçeri giren bordo bereli astsubay elinde tuttuğu dosyayı Hakan’a uzattı. Hakan dosyayı açtı. Astsubaya dönerek:
-Tamam sen çık. Dedi.
Ardından dosyayı dikkatlice okumaya devam etti. Okumayı bitirince ayağa kalktı.
-Eğer elimdeki bu dosya da uydurmasyon bir ihbar değilse, bizim köpekleri köşeye sıkıştırdık demektir!
Akıncılar pür dikkat dinliyorlardı komutanlarını.
-Bir mahalle verilmiş. Arkadaşlarımızın katilleri ve katillerin azmettiricileri toplantı yapıyorlarmış!
Mehmet, belindeki tabancanın kılıfını düzeltti.
-Gidelim o halde!
-Evet gidelim!
-Arkadaşlarımızın kanını yerde bırakmayalım.
Hakan odada kısa iki tur attı. Saçlarını kaşıdı. Ardından Akıncılara döndü.
-Silahları ve araçları hazırlayın! Son darbeyi vurmaya gidiyoruz!
-Emredersiniz!
Akıncılar koşarak çıktılar.
Cephaneliğe girdiler. Mehmet hızla kasalardan silahları çıkarmaya başladı. AK-47’ler, M4A1’ler elden ele dolaşıyor. Hücum yelekleri aceleyle giyiliyordu. Hakan, raflardan ufak bir kasa indirdi. Ağzını açtı. Kasa ağzına kadar el bombası ile doluydu.
-Bunlardan alın. Yeri geldiğinde bol miktarda ihtiyacınız olacak..
Makineli tüfekçi, kucağına bir Bixi yatırmıştı. Sırtındaki siyah çantada 10-15 şarjör vardı. En son Özel Kuvvetler keplerini giydiler. Botlarını parlattılar. Omuzlarındaki Özel Kuvvetler MAK peçlerinin tozlarını aldılar. Ve komutanlıktan çıktılar.
Kapıda bekleyen ciplere hızla yerleştiler. Hakan, adresi iki cip şoförüne de gösterdi. Ardından öndeki araca bindi. Hakan’ın el işareti ile araçlar hareket ettiler.