-Merhabalar..

Hakan ve yanındaki iki Akıncı sırıtarak sorgu odasına girdiler. Ajan sandalyeye kelepçelenmişti. Hakan masanın öteki tarafındaki sandalyeye oturdu. Bir müddet karşılıklı bakıştılar. Hakan:

-Eee? Ne var ne yok? Anlat bakalım.

Ajan dişlerinin arasından bir şeyler fısıldadı. Hakan sinirlendi.

-Ne diyorsun ulan?

-Açım!

-Onu söylesene aptal!

Hakan sandalyeden kalktı. İki Akıncıdan birisinin kulağına bir şeyler fısıldadı. Akıncı sorgu odasını terk etti. Hakan yeniden sandalyeye oturdu.

-Yemek getirmesini söyledim. Karşılıklı yeriz değil mi?

Kapı açıldı. Komando iki tabak bıraktı masanın üzerine. Hakan, kaşıkla tadına baktı.

-Çok güzel mercimek çorbası. Dur sana da yedireyim.

Sandalyesinden kalkarak, kaşıkla ajanın ağzına bir yudum çorba verdi. Ajan, yüzünü buruşturarak:

-Tuzlu bu!

-Ne yapayım ulan? Aşçı mıyım ben? Ye bunu!

Ajan, ağzını kapatıyor, çorba üzerine dökülüyordu. Hakan kızdı.

-Bebek bakıcılığında iyiyimdir. Mehmet! Gel şunun ağzını aç!

Mehmet, köşeden koştu. Ajanın ağzını eliyle açtı. Hakan, kaşık kaşık çorbayı yedirmeye başladı. Bir yandan da söyleniyordu.

-TuzluymuÅŸ. BaÅŸlatma tuzuna!

İsrailli ajan güç bela iki tabak mercimek çorbasını yedi. Ağzının içi ateş gibi yanıyordu. Çünkü iki tabağa da özel bir tuz karışımı atılmıştı. Hakan, su şişesini aldı. Kapağını açtı. Ajana sordu.

-İster misin?

-Evet. İyi olur.

Hakan, yumruÄŸunu ajana savurdu.

-Bana istediÄŸim bilgileri vermeden, sana su filan yok. OturduÄŸun yerde delir!

Tuz karışımı etkisini göstermeye başlamıştı. Hakan, boğazını temizledi. Akıncılardan birine döndü.

-Arkadaşı alın. Özel odasına götürün.

Akıncılar, ajanın koluna girdiler. Ve sürüyerek odasına götürdüler.

Odanın dört bir yanında çeşmeler akıyordu. Ortada yere sabitlenmiş bir sandalye duruyordu. Ajanı sandalyeye bağladılar. Gözlerini bantladılar. Ajan suyun sesini duydukça çıldıracak gibi oluyor, güç bela bağırmaya çalışıyordu.

-Su! Yalvarırım.

Hakan, köşesinden bağırdı.

-Bilgileri vermeden su filan yok! Söyle! Türkiye’de kimlerle bağlantı kuracaktınız? Söyle!

Ajan,dudaklarını ısırıyor,kafasını havada sallıyor, ancak duygularına hakim olamıyordu. Hakan,  baskıyı gittikçe artırıyordu. Ajanın direnme çabası nafileydi. Sonunda

-Su verin! Her şeyi açıklayacağım.

-Bir yudum. Bin bilgi! Tamam mı dedi Hakan.

-Tamam. Tamam!

Ajan nihayet konuşmaya başlamıştı.