-Üç ay sürecek kampımıza hoş geldiniz süt kuzuları !

Diyerek bağırdı bir SAT komandosu. Elinde M-16 tutuyordu. Devam etti:

-Eğer, ileride bırakacaksanız bu kampa katılmayın. Zira burası farklıdır. Burada hayatta belki hiç görmediğiniz şeyleri görecek, öğrenemeyecekleri öğreneceksiniz. Şimdi soruyorum. Geri dönmek isteyen var mı?

Kimsenin sesi soluğu çıkmıyordu. Komando tekrarladı.

-Geri dönmek isteyen var mı?

Ses yoktu. Komando, bir kahkaha patlattı.

-Hadi o zaman. Beni takip edin.

Komando, koşarak bir binaya girdi. Gençler de onu takip ettiler. Burası bir depoya benziyordu. Duvarlara monte edilen tezgâhlardan kıyafetler sarkıyordu. Komando, yeniden bağırdı.

-Burada her bedenden kıyafetleriniz var. Tüm eksiklerinizi tamamlayın. Hadi ! Sallanmak yok!

Mehmet, bedenine uygun bir kamuflaj takımı, arkasında Özel Kuvvetler Eğitim yazan birkaç tişört, eldiven vb. toparladı. Komandolar, ellerinde tuttukları çantaları gençlere dağıttılar. Herkes hızla malzemelerini çantasına doldurdu.

Yine komandolar öne düştü. Binayı girdikleri hızla terk ettiler. Komando, şapkasını çıkardı. Saçlarını kaşıdı.

-Yarın bedeni yeterlilik sınavına gireceksiniz. Geçebilenler bizimle kalacak, geçemeyenler ise geri dönecek. O yüzden yarına kadar dinleneceksiniz. Herkesin kalacağı prefabrik belli. Kapıların önünde yazan numaralara göre yerleşeceksiniz. Kolay gelsin..

Sözlerini tamamlamasının ardından, yavaşça yürüyüp gitti. Mehmet prefabriklere yavaşça yaklaştı. 5 numaralı prefabrikte adı yazıyordu. Kapıyı açıp, içeri girdi. Arkasından dört genç daha girdi içeri…

Odada beş dolap, beş de yatak vardı. Onun haricinde hiçbir şey yoktu. Bir müddet sessiz oturdular. Mehmet, yatağın üzerinden kalktı. Çantasına doldurduğu kıyafetleri dolaba yerleştirdi. Diğer gençler de onu taklit etti. Mehmet, arkadaşlarının gözlerine baktı. Hepsi konuşmak istiyordu ancak hiç biri ağzını açamıyordu.

Mehmet, yatağın üzerine uzandı ve ortaya bir soru attı.

-Yarın bizi nasıl sınavlar bekliyor?

Birisi cevapladı.

-Koşu mutlaka olacaktır. Hem de uzun mesafe..

Mehmet, uzandığı yataktan doğruldu.

-Beni dinleyin. Yarınki sınavda herkes birbirinin arkasını kollasın tamam mı? Birlikten güç doğar. Ne dersiniz?

-Olur!

-Güzel fikir..

-Harbiden iyi olur.

-Nasıl olacak peki?

Mehmet, bu soruyu tahmin etmiÅŸti.

-Düşene, gücümüz tükenene kadar hep beraber yardım edeceğiz.

Gençler başlarını salladılar. Mehmet, sırıttı. Ardından yeniden yatağına uzandı.. Yarına dinç olması gerekiyordu.