Güneş bütün azameti ile doğmuştu. Hava sıcaktı. Mehmet, rahatsızlıkla boynunu kaşıdı. Aynı anda kulağının içindeki telsizi öttü.
-Ne var? Evde durum mu var?
Mehmet, kızgınlıkla başını salladı.
-Hayır.Terledim sadece.
-Evde terslik var mı?
-Hayır. Bildiğin ev işte.
Akıncılar, hücre evi olduğunu tahmin ettikleri evin çevresinde tertibat almışlardı. Beş Akıncı evi gözetlerken, diğer Akıncılar da araçlarında bekliyorlardı. O sırada evin kapısı açıldı. Bir genç dışarı çıktı. Mehmet telsize fısıldadı.
-Evden çıkış var! Evden çıkış var!
-Tamam. Tamam. Biriniz çocuğu alsın. Eve giriyoruz!
-Anlaşıldı. Kolay gelsin.
-Hepimize.
Mehmet, koltuk altındaki seyyar dipçikli MP5 tüfeğini bir çırpıda çıkardı. Ve gencin üzerine atıldı. Genç eğilmiş ayakkabısını bağlıyordu. Mehmet onun karnına doğru bir tekme savurdu. Genç yere yuvarlanınca, hemen üzerine çöktü. Gencin belindeki tabancayı çıkarıp, bir köşeye fırlattı. Kelepçesini çıkarıp, kelepçeledi.
Sokağın başında duran minibüsten inen Akıncılar, evin dış kapısını aştılar. Ardından evin iç kapısını da açarak içeri girdiler. Hakan M-16’yı adamlardan birinin kaşlarının ortasına dayadı.
-Herkes elini kaldırsın. Yoksa hepinizi gebertiriz!
Adamlardan birisi can havliyle bağırdı.
-Kimsin lan sen? Polis misin lan?
Hakan, silah dayadığı adamı bir tekme ile yere serdi. Ardından bağıran adamın bacaklarına iki kere ateş etti. Adam yere yuvarlanırken küfürler savuruyordu. Hakan, başına geldi. Saçlarından tuttu.
-Silahlar nerde?
-Ne silahı?
Hakan adamın saçlarını bıraktı. Belinden tabancasını çıkardı. Adamın karnına doğrultup bir el daha ateş etti. Adam acıyla çığlık attı. Hakan:
-Eee? Eğer konuşmaz isen, sıra göğsüne gelir. Ardından da kafana. Silahlar nerde?
Adam zorlukla cevap verdi.
-Duvarda. Duvarı kırın. Hepsi sandıklarda.
Hakan tabanca ile adamın kafasına bir el ateş etti. Her tarafa kan sıçradı. Hakan daha fazla beklemedi. Adamın gösterdiği duvara tekme savurdu. Duvar yırtılarak açılmış, sandıklar ortaya çıkmıştı.
Akıncılar, cephaneler hakkında tutanak tutarken, Hakan silahlara dalıp gitmişti. Bu silahlarla kim bilir ne katliamlara imza atılacaktı. Yerde yatan, kafası dağılmış adama bir daha baktı. Ardından tükürüp evi terk etti.