Skorsky,helikopter pistine indiğinde,Cemil uzanıp kapıyı açtı. Karşısında bordo berelerini takmış birkaç astsubay vardı. İçlerinden birisi öne çıktı.

-Efendim general sizleri bekliyor.

Cemil,başını salladı. Astsubayları takip ettiler. Çelik kapılar açıldı. Büyük bir salona alındılar. Karşılarında Genel Kurmay İstihbarat generali oturuyordu. Onları görünce ayağa kalktı.

-HoÅŸ geldiniz.

-HoÅŸ bulduk.

-Hemen konuya geçmek istiyorum. Cemil, senin çalışmalarını takip ediyorum. Başarılısın ve bir gün bu koltuğa sen oturabilirsin. Senden ve ekibinden bir isteğim var. Biliyorsun, İsrail’in ülkemiz üzerinde planları var. Sen bu planları suya düşürdün. Son günlerde bir istihbarat aldık. İran’dan. İsrail’e saldırmak istiyorlarmış.

Cemil,şaşırdı.

-Bu iÅŸi baÅŸarabilirler mi?

-Şüphen olmasın. Üstün nitelikli füzeleri,özel eğitimli komandoları…

-Bizden ne istiyorsunuz?

-Irak’a gidecek olan motorize birliklerinin başına geçmeni istiyoruz.

Cemil memnun olmuştu. Ancak aklında bir soru işareti vardı.

-Peki o zaman ne için harekatı durdurdunuz?

General,bir kahkaha attı.

-Televizyonda her gördüğüne inanmamak gerekir. Harekat devam ediyor. Ama birliklerimizin zırhlı araca ihtiyacı var. Orada zırhlı araçları İlker albaya teslim edeceksin. Ve orada kalacaksın.

Cemil bu görevlendirmeyi almasının ardından,işe başladılar. Tanklar,Grad Füze Sistemleri… Bir çok zırhlı araç gidecekti Irak’a. Cemil,tüm meseleler ile teker teker ilgilendi. Ve bir sabah,gün ışırken harekete geçtiler. Yalnız Tilki, kamuflajlı kepini başına takmıştı. Ayaklarında yine o kahverengi botları vardı. Ancak bu sefer ışıl ışıldı. Üzerine de bir askeri kamuflaj giyinmişti. Tankın kulesine oturmuş,etrafı gözlüyordu. Elinde  de bir M-16 tutuyordu. Tanklar,genel karargaha varmadan Türk askerleri tarafından fark edilmişlerdi. Herkes büyük bir sevinç içerisindeydi. İlker, can dostu Cemil’i yolda karşıladı. İki arkadaş kucaklaştılar. İlker keyifle:

-Bir kere vuruldun,yine mi geldin be adam? Ne zaman başımızdan def edeceğiz seni?

-Vurulmaya gelmedim,seni vurmaya geldim.

Büyük bir kahkaha attılar. Yalnız Tilki adı gibi yalnız kalmıştı. Bir müddet yerinde oturdu. Ardından kalkıp askerlerin arasına karıştı. Özel Kuvvetler Birlikleri,zırhlı birliklerinde gelmesi ile taarruza hazır duruma gelmişti.

İlker taarruz planını yardımcıları ile paylaştı. Genel Kurmay’dan da onay alındı. Taarruz, zırhlı birlikler dinlenince başlatılacaktı.

Gece olunca,karargah sessizliğe büründü. Yalnız Tilki derin bir uykudaydı.

Ancak uyumayanlar vardı…