Ankara’nın göbeğindeki PTT şubesi yine her zamanki gibi kalabalıktı. Sıra bekleyenler, havale kağıtları dolduranlar.. Hayat normal bir şekilde sürüyordu. İnsanlar, konuşuyor, gülüyorlardı.

Ancak içlerinden bazıları gözlerini PTT şubesine dikmişti. Yedi kişiydiler. Bellerinde hafif makineli Uziler vardı. Haber verildiğinde şubeyi kan gölüne çevireceklerdi. Hedefe odaklanmışlardı. Ancak asıl hedefin kendileri olduklarından haberleri yoktu!

PTT şubesini geniş bir açıdan gören çatıda Hakan ve iki Akıncı bekleşiyorlardı. Hakan elinde bir telsiz, diğerleri de keskin nişancı tüfekleri taşıyorlardı. Hakan telsizi ağzına götürdü.

-Akıncı 3, etrafındakilere göz kulak ol. Telefonuna baktığı anda ateş açacaksın. Tamam!

-Anlaşıldı. Tamam!

-Akıncı 4,5 olası kaçış ihtimaline karşılık silahlarınızı hazır tutun.

-Tamam!

-Akıncı Volkswagen, Akıncı 3’ün ateşinin ardından olay yerine intikal edeceksin. Yapacağını biliyorsun.

-Biliyorum efendim.

Hakan ellerini önünde kavuşturdu.

-Bekleyin köpekler. Türk mermisi yemek nasıl olurmuş görün!

Teröristlerden birisinin cep telefonu çaldı. Ekrana baktı. Elini beline götürdü. İşte o anda halkın arasından Akıncılar fırladılar. Ellerinde MP5 tüfekler vardı. Açtıkları ateş sonucunda yedi kişinin dördü cehennemi boylamıştı. Halk endişe içerisinde kaçışırken, sokağın sonunda siyah bir Volkswagen göründü. İçinden yüzü maskeli¸baştan aşağı silahlı Akıncılar indiler ve yaralananları kelepçelediler. Hepsinin hücum yeleğinin arkasında Özel Kuvvetler İstihbarat yazıyordu. Halk coşku içerisinde kahramanları alkışlamaya başladı. Hakan ve çatıdaki adamları gülümsediler. Hainlerin ilk oyunu boşa çıkarılmıştı.

Teröristler taşınırken sokağın diğer ucundan ateş açıldı. Bunlar teröristlerin arkalarını kollayanlardı. Mermilerden birkaçı sivil halka isabet etmiş, onları yaralamıştı. Hakan, yanındaki keskin nişancılara işaret verdi. Nereden geldiği belirsiz mermiler sonucu, bu teröristlerin de leşleri yere serildi. Akıncılar, alanın güvenliğini sağladıktan sonra, kontrolü polise devrederek araçlarına bindiler. Araçlar hızla hareket etti.

Hakan çatıdan bir müddet aşağıyı izledi. Daha sonra adamlarına döndü.

-İnelim haydi.

-İnelim komutanım.

Binadan inip, araçlarına bindiler ve gözden kayboldular. Alan yüzlerce TV tarafından canlı yayına sunulmuştu. Halk coşku içerisinde maskeli adamların teröristleri vurduklarını anlatıyordu kameralara..