Hakan, hem binanın geniş koridorunu adımlıyor hem de Mehmet’e öğütleri sıralıyordu.

-Şimdi sağlık testinden geçeceksin. Sakın heyecan yapma. Anladın mı? Heyecan yapma! Yoksa nabzın normalden fazla atar. Biz de gerisin geri döneriz.

-Anladım. Tamam. Diyerek yanıtladı Mehmet. İçindeki heyecanı atamıyordu bir türlü…

Doktorun odasının kapısı açıldı. Doktorun başı gözüktü.

-Böyle alalım sizi…

Mehmet odaya girerken, Hakan’a doğru zafer işareti yaptı. Bu oda normal hastane odalarından farklıydı. Etrafta birçok teknolojik aygıt duruyordu.

-Otur bakalım evlat. Şimdi ben soracağım. Sen yanıtlayacaksın. Tamam mı?

-Tamam efendim.

-Güzel. Peki söyle bakalım hiç ameliyat geçirdin mi?

-Hayır efendim.

-Tişörtünü çıkar bakalım.

Mehmet tişörtünü çıkardı. Doktor göğsü dikkatlice inceledi.

-Güzel. Nefes darlığı yaşamazsın.

-Her gün düzenli koşarım efendim.

Doktor hayretle Mehmet’in yüzüne baktı.

-Aferin. Bakalım nabız kaç?

Bir yandan Mehmet’in bileğini kavradı. Bir yandan da saatine dikkatle odaklandı. Bir dakika sonra yüzü neşe ile gülümsedi.

-Çok güzel evlat. Vücudunu sağlam bir şekilde korumuşsun. Yalnız biraz zayıfsın. O problem olmaz.

Önüne bir kağıt çekti. Bir şeyler karaladı. Ardından Mehmet’e uzattı.

-Al bunu Hakan’a ver. Allah yardımcın olsun.

-Teşekkür ederim efendim.

Mehmet kapıyı kapatıp çıktı. Hakan o çıkar çıkmaz elindeki kağıda atıldı. Bir çırpıda okudu. Yüzünde bir gülümseme oluştu. Mehmet’in omzuna sertçe vurdu. Beraberce binadan çıktılar. Binanın önünde bir otobüs bekliyordu. Otobüsün önünde kamuflajlı iki SAT komandosu duruyordu. Onların geldiğini görünce içlerinden birisi yürüyerek yanlarına geldi.

-Belgesi verildi mi?

-Verildi üsteğmen. Dedi Hakan. Ardından kağıdı uzattı.

Komando “oldu” manasında başını salladı. Ve eliyle arkadaşını çağırdı.

-Şuna bir maske ver.

-Tamam komutanım.

Çantasından bir kar maskesi uzattı. Ön tarafına 39 rakamı işlenmişti.

-Al bakalım.Eski adını unut. Artık adın 39 numaralı öğrenci.

Mehmet, başını salladı.

-Anladım efendim.

Bir çırpıda maskesini takıp, otobüse bindi. Otobüsün içinde kendisi gibi birçok genç vardı. Kısık bir sesle:

-Merhabalar arkadaşlar. Dedi.

Otobüsteki diğer maskeli gençler onu başları ile selamladılar. Tüm yolcular alındıktan sonra otobüs harekete geçti… Mehmet için hayatının yolculuğu başlıyordu…