Hava kararmıştı. Minarelerden akşam ezanı okunmaya başlandı. Caddenin ucundaki iki gölge adımlarını hızlandırdılar. Caddedeki dükkanlar kapanıyordu artık birer birer. Açık kalmaya niyetli tek bir dükkan vardı. Dükkan sahibi Necdet adında genç birisiydi. Cep telefonu ticareti yapıyordu. Dün kendisini birisi aramış,elinde Almanya’dan getirmiş olduğu yeni cep telefonlarına bakmasını istemişti. Eğer anlaşırlarsa düşük fiyattan tüm telefonları alacaktı. Ondan sonra,düşük fiyatlara aldığı telefonları fahiş fiyatlara satacaktı. İki gölge Necdet’in dükkanına girdiler. Yüzleri şimdi net bir şekilde fark ediliyordu. Bunlardan birisi Cemil,  ötekisi ise Yalnız Tilki idi. Cemil,tezgaha doğru ilerledi.

-Selamün Aleyküm.

-Aleyküm Selam. Telefonları getirdin mi?

-Evet abi. Getirdim hepsini.

-Hani? Görelim bakalım.

Yalnız Tilki elinde bir çanta tutuyordu. Cemil,ona işaret edince çantayı açtı. İçinden bir şeyler çıkardı. Bu telefon değildi. Namlusuna susturucu takılmış bir Barettaydı. Yalnız Tilki tabancayı yavaşça Necdet’e doğru kaldırdı.

-Bizimle geleceksin!

Necdet şaşkındı. Kimdi bu herifler? Kendisinden ne istiyorlardı?

-Ben ben sizi anlayamıyorum. Lütfen. Rahat bırakın beni.

Cemil,Necdet’in koluna girerken,Yalnız Tilki de etrafı karıştırıyordu.Tezgahın altında bir harici hard disk duruyordu. Onu da yanlarında aldılar ve dükkanı kilitleyip çıktılar.Cadde bomboştu. Yalnızca siyah renkli bir Mercedes Vito,farlarını yakmış bir şekilde bekliyordu. Necdet’i Vito’ya atıp,hızla uzaklaştılar. Araç yolda ilerledikçe,Necdet’in korkusu gittikçe artıyordu. Yanı başında duran silahlı adamlar,hoş gözle bakmıyorlardı ona. Araç şehir dışına doğru ilerliyordu. Artık Sivas geride kalmıştı. İleride birkaç sucuk fabrikası görünüyordu. Vito onlardan birisinin önünde durdu. Komandolar Necdet’i aşağı indirdiler. Fabrikanın ışıkları yakıldı. Birkaç komando Necdet’i ellerinden ve bacaklarından duvara sabitlediler. Yalnız Tilki,Necdet’in karşısına geçti. Sesinde alaycı bir ifade vardı.

-Merhaba Necdet. Buraya seni getirme amacımız birkaç şey öğrenmek. Efendice her soruma cevap verirsen,buradan kurtulursun. Yoksa seni sucuk yapar,ailene eşantiyon niyetine göndeririz. Beni anladın mı?

Necdet,zorlukla cevap verdi.

-Evet. Anladım. Ama hala anlayamıyorum. Neden ben? Ben kendi halimde…

-Kapa çeneni aptal adam! Burada hiç kimse martaval dinlemeye meraklı değil. Şimdi söyle bakalım. Miting alanındaki adamlarla ne konuştun?

-Ne mitingi sizi anlamıyorum.

Cemil çileden çıkmıştı. Yalnız Tilki onu bir el hareketi ile durdurdu. Ve devam etti.

-Eğer hala bize masum eşek rolünü oynamaya çalışırsan, eşek gibi dayak yersin. Sadece söyle. Söyle ve kurtul. Düşünsene. Sen burada acı çekiyorsun. Başkaları senin üzerinden işlerini görüyor. Ne dersin?

Necdet’in beyni hızla işlemeye başladı. Bu adamların niyeti bozuktu. İsteseler,onu öldürebilirlerdi. Konuşmaya karar verdi. Kendini topladı.

-Birkaç adam dükkanıma geldiler. Ve bana para teklif ettiler. Ben de konaklama yerlerini falan ayarladım.

-Kimdi bu adamlar?

-Barış Davetçileri adında bir grup.

Cemil’in kafasındaki düşünceler yavaş yavaş oturmaya başlıyordu. Sorgulamaya devam etmesi için Yalnız Tilki’ye işaret verdi.

-Peki sonra.

-İkinci görevim miting alanındaki birkaç kişiye bir mesaj iletmekti.

-Ne mesajıydı bu?

Necdet ağlamaya başladı. Gözyaşları durmuyordu artık. Cemil,büyük bir şefkatle ona doğru yaklaştı.

-Niçin ağlıyorsun? Sadece bize isim ver. Mesela hangi matbaada bastırdılar afişleri?

-Digital Normedya adında bir yer.

-Tamam. Peki Sivas’ta bu adamları daha kimler destekliyor?

-Mahmut abi ile görüşüyordum ben.

-Ev adresi nedir?

Necdet bir saat içinde güzelce konuÅŸtu. Cemil,sevincini gizlemeye çalışıyordu. Bir sürü önemli bilgi ele geçirmiÅŸlerdi. Åžimdi sıra iÅŸi halletmeye gelmiÅŸti. Necdet bırakılacağını umuyordu. Bunca verdiÄŸi bilgiden sonra,kendisini bırakırlardı herhalde. En azından öyle söylemiÅŸlerdi. O sırada içeri Cemil girdi. Elinde 50 kalibrelik bir Colt tabanca tutuyordu. Kafasına bir kez ateÅŸ etti. Dağılan kafanın parçaları,duvarlara sıçradı. Komandolar iÅŸlerini bitirdikten sonra sucuk fabrikasından çıktılar. Cemil,kafasında tasarladığı planı iÅŸleme koymaya baÅŸlamıştı. Suçlular cezalandırılacaktı…