Mahalle bakkalı Süleyman,dükkanını erken açmayı severdi. Sabahın erken saatlerinde gelir,ekmek getirecek olan kamyonu bekler,ekmeğini alır,raflara dizer ve koltuğuna keyifle kurularak müşterilerini beklerdi. Mahallede tanınmamasına rağmen kısa süre içerisinde sevilmişti. En azından veresiyelerini vaktinde vermeyen adamlara dik dik bakmıyordu,öteki bakkal gibi. Bununla beraber,çocuklara iyi davranıyor,fırsat buldukça başlarını okşuyordu.
Tüm bunlar onun sevilen bir bakkal olmasını sağlamıştı. Saatine baktı. Ekmek kamyonunun gelmesine yarım saat vardı.
O saatlerde Yalnız Tilki de uyanıktı. Ekmek fabrikasına erken saatlerde gelmiş,şoförün ekmekleri yerleştirmesini beklemiş ve şoför gittikten sonra kamyonun kasasına yerleşmişti. Elinde Barettası kamyonun harekete geçmesini bekliyordu. Şoför sigarasını yaktı ve kamyonu çalıştırdı. Yalnız Tilki’nin yüzünde bir sırıtış meydana geldi. İşler yolunda gidiyordu…
Süleyman,ekmek arabasının sesini uzaktan tanırdı. Her seferinde sesini duyar,dükkanın önüne gelir,ilk önce şoförden faturasını alır,sonra ekmek kasalarını çıkarırdı kamyondan. İşte yine geliyordu kamyon… Dükkanın önüne çıktı. Kamyon yavaşça durdu. Şoför:
-Süleyman abi,buyur faturan. Diyerek bir kağıt uzattı. Süleyman,kağıdı cebine soktu. Ardından kamyonun kasasına yöneldi. Kapıyı açtığında karşısında bir genç duruyordu. Başına kamuflajlı bir kep takmıştı. Elinde bir tabanca tutuyordu. Gözleri dehşetle büyüdü…
Yalnız Tilki,gülümsedi.Silahını ateşledi üç kere. Kurşunlar,Süleyman’ın göğsüne saplanmıştı. Bir süre ayakta kalmaya çabaladı Süleyman. Yalnız Tilki,bir daha ateşledi silahını.Süleyman yere devrildi.
Şoför dikiz aynasından onun yere devrildiğini görmüştü. Kapıyı açıp aşağıya indi.
-Süleyman abi.Süleyman abi ne oldu?
Göğsüne yediği iki kurşun onu da susturmaya yetti. Yalnız Tilki,yerde yatanlara nefretle baktı. Ekmek kasalarından birini aşağı indirdi. En üstteki ekmeklerden birisinin arkasını çevirdi.
Ekmeğin arkasına tahta kalemi ile “Şeref ve Cesaret” yazılmıştı…
Yalnız Tilki,koşarak orayı terk etti. İlk hedefin defteri dürülmüştü…
Cemil’in evine gelince yatağa uzandı. Güzel bir uykuyu hak etmişti.
Kalktığında televizyonu açtı. Tüm haberlerde Süleyman vardı.
“Sevgili izleyiciler,mahalle bakkalı olduğu öne sürülen S.A’nın, dükkanında, Sivas’ta bir albaya düzenlenen suikastta kullanılan silahlar bulundu.”
“S.A,kimliği belirsiz kişilerce vuruldu. Olayın iç yüzü araştırılıyor.”
Yalnız Tilki,bir kahkaha patlattı. Ardından Cemil’i hatırladı. Anlaşılan o tüm hedefleri belirlemişti.
Şimdi sıra ikinci şanslı kişideydi. Cephaneliğe bir daha girdi. İsmi okudu. Ardından duvardan iki Uzi ve birkaç tane sis bombası aldı. İkinci hedefi kötü sürprizler bekliyordu…