-Evet. Hadi bakalım. Herkes yerini alsın!

Gençler uzun bir doğal parkurun önünde sıralandılar.

-10 kişi olarak ilerleyeceksiniz. İlk ekip hazırlansın.

İlk ekip Mehmet’in ve arkadaşlarının da içinde bulunduğu ekipti.

-Hadi bakalım. Saldır !

Mehmet, uzun bacaklarını hızla açtı. Derin bir nefes aldı ve yerinden fırladı. Arkadaşları da arkasında onu takip ediyordu. Bir müddet koştular. Aniden önlerinde tahrip kalıpları patladı. Tüm ekip yere savruldu. Mehmet, düştüğü yerden kinle kalktı. Arkasına bağırdı:

-Kalk! Kalk!

Ve koşuya devam etti. Önlerinde dikenli tellerle oluşturulmuş, bir sürünme alanı vardı. Tellere bağırsak vs. maddeler asılmıştı. Mehmet fazla düşünmedi. Telin altına geçip sürünmeye başladı. Bağırsaklar üniformasına yapışıyor, işkembelerin pisliği yüzüne boşalıyordu. Mehmet iğrenmedi. İğrenmeye vakti bile yoktu doğru dürüst. Sürünme parkurunu geçtikten sonra önüne gelen içi su dolu çukurlara çekinmeden girdi. Diğer gençler onu hemen arkasından takip ediyorlardı. Çukurdan çıkışta birisi yere yuvarlandı.

-Ayak bileğim! Diye feryat etti.

Mehmet geriye dönüp baktığında, oda arkadaşlarından birinin yerde yattığını gördü. Hızla yanına koştu. Kıyafetinin omuz tarafından tuttu.

-Hadi ulan! Yardım edinsenize!

Birisi daha koştu. Gencin omuzlarından tutarak sürümeye başladılar.

İleride birkaç komando bitişi işaret ediyordu. Mehmet, var gücüyle çekti arkadaşını.. Ve bitişe beraber geldiler. Komandolardan birisi öne doğru geldi.

-Aferin gençler. Arkadaşlık duygusunu oturtmanız çok iyi. Ancak arkadaşınıza bir nevi de kötülük ettiniz. Bundan sonraki eğitimler daha ağır olacak zira..

Diğer gençlerin de bir kısmı bitiş noktasına varabilmişti. Birçoğu engellerde takılıp kalmıştı. Artık onlara dönüş yolu gözükmüştü. Kalan 22 öğrenci arasında kura çekildi ve iki öğrenci daha gönderildi. Eğitim 20 öğrenci ile sürecekti. Mehmet ve arkadaşları bir şeyler başarmanın gururu içinde kaldıkları prefabriğe yöneldiler. Başları yastığa değer değmez hepsi derin bir uykuya daldı…