<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SAT Komando.Com &#124; Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı &#124; Özel Kuvvetler &#124; SAT &#38; SAS Komandoları &#187; özel kuvvetler</title>
	<atom:link href="http://www.satkomando.com/tag/ozel-kuvvetler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.satkomando.com</link>
	<description>Şeref ve Cesaret &#124; Ölümsüz Akıncılar &#124; Özel Kuvvetler &#124; Özel Harekat &#124; Askeri Romanlar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 Jun 2010 17:41:28 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı Fotoğraf Albümü</title>
		<link>http://www.satkomando.com/ozel-kuvvetler-grup-komutanligi/ozel-kuvvetler-grup-komutanligi-fotograf-albumu.html</link>
		<comments>http://www.satkomando.com/ozel-kuvvetler-grup-komutanligi/ozel-kuvvetler-grup-komutanligi-fotograf-albumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 18:39:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[özel kuvvetler]]></category>
		<category><![CDATA[özel kuvvetler fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[özel kuvvetlere girmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.satkomando.com/?p=111</guid>
		<description><![CDATA[Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı Tuz Gölü Tatbikatından Resimler

Diğer Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı Tatbikat Resimleri için Yukarıdaki Resme Tıklayın.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı</strong> Tuz Gölü Tatbikatından Resimler</p>
<p><a title="Keskin Nişancı by SAT Komando, on Flickr" href="http://www.flickr.com/photos/satkomando/sets/72157622802277872/" target="_blank"><img src="http://farm3.static.flickr.com/2642/4103729906_afe0a883e6.jpg" alt="Keskin Nişancı" width="500" height="337" /></p>
<p></a>Diğer<strong> Özel Kuvvetler Grup Komutanlığı Tatbikat Resimleri</strong> için Yukarıdaki Resme Tıklayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.satkomando.com/ozel-kuvvetler-grup-komutanligi/ozel-kuvvetler-grup-komutanligi-fotograf-albumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeref ve Cesaret Bölüm 6</title>
		<link>http://www.satkomando.com/seref-ve-cesaret-romani/seref-ve-cesaret-bolum-6.html</link>
		<comments>http://www.satkomando.com/seref-ve-cesaret-romani/seref-ve-cesaret-bolum-6.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 12:04:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeref ve Cesaret Romanı]]></category>
		<category><![CDATA[özel kuvvetler]]></category>
		<category><![CDATA[şeref ve cesaret bölüm 6]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.satkomando.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Sabah gün doğarken,destek birliği bölgeye intikal etti. Yanlarında yeteri kadar cephane getirmişlerdi. Cemil,destek birliğinin komutanını yanına çekti:
-Gönderilen bir emir var mı?
-Hayır efendim. Şuan zırhlı birlikler bekliyoruz. Zırhlı birlikler gelince,ana taarruz olacakmış.Biz burayı savunacağız. Zırhlı tugay gelinceye kadar.
Cemil huzursuzca kımıldandı. Bir yerde sabit durmak tehlikeydi. Kurs hocası ne güzel demişti.
-Beyler,hareket edeni bir kere vurabilirsiniz. Ama sabit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah gün doğarken,destek birliği bölgeye intikal etti. Yanlarında yeteri kadar cephane getirmişlerdi. Cemil,destek birliğinin komutanını yanına çekti:</p>
<p>-Gönderilen bir emir var mı?</p>
<p>-Hayır efendim. Şuan zırhlı birlikler bekliyoruz. Zırhlı birlikler gelince,ana taarruz olacakmış.Biz burayı savunacağız. Zırhlı tugay gelinceye kadar.</p>
<p>Cemil huzursuzca kımıldandı. Bir yerde sabit durmak tehlikeydi. Kurs hocası ne güzel demişti.</p>
<p>-Beyler,hareket edeni bir kere vurabilirsiniz. Ama sabit duranı istediğiniz kadar!</p>
<p>Cemil verilen emre uymak zorundaydı. Köy yeniden sessizliğe bürünmüştü. Ancak nöbetçinin bağırışı,sessizliği bıçak gibi yırttı.</p>
<p>-Tanklar! Düşman tankları geliyor!</p>
<p>Cemil galiz bir küfür savurdu. Dürbününün merceğinde iki tank,iki kamyon oynaşıyordu. Genç bir teğmen koşarak yanına geldi.</p>
<p>-Efendim. Ne yapacağız?</p>
<p>-Ne mi yapacağız? Burayı o şerefsizlere mezar edeceğiz. buradan bizi yarıp geçerlerse ana karargahı hallaç pamuğu gibi atarlar.</p>
<p>Teğmen fazla konuşmadı. Durumun farkındaydı. Karargah ile düşman arasında tampon bölgedeydiler. Roketçiler,köyün belirli kısımlarına dizildiler. Cemil ise bir yıkıntının dibine sinmişti. Tanklar roket menziline girdiğinde,gür bir ses duyuldu.</p>
<p>-Ateş! Roketler şimdi!</p>
<p>RPG-7’ler ard arda roketleri fırlattılar. Öndeki tank alev almıştı. Ancak öteki tank hala sağlamdı. Yıkıntılardan birisi korkunç bir infilakla havaya uçtu. İçindeki komandolar,şehit olmuşlardı. Tank yeni bir atışa hazırlanıyordu. Roketçilerden bir kaçı toplanarak atış pozisyonu almaya çalıştılar. Bir tank mermisi önlerinde paralandı.Roketçilerin vücutları paramparça olup etrafa saçıldı. Cemil dur durak bilmeden küfrediyordu. Hayatta kalabilen roketçiler ikinci tankı ancak köyün girişinde durdurabildiler. Tanklar,komandolara kayıp verdirmişti. Şimdi peşmergeler tank enkazlarının ardına siperlenmiş,komandolara makineli tüfek ateşi açıyorlardı. Köyün girişindeki komandolar var güçleri ile savunma uyguluyorlardı. Taş bir duvarın ardına mevzilenmiştiler. Peşmergeler ani bir roket ateşi ile duvar havaya uçurdular. Komandolar geri çekilmek için koşmaya başladılar. Bir amerikan makineli tüfeği çalıştı. İki komando delik deşik olup yere yığıldı. Diğerleri el bombalarını kullanarak geri çekilmeyi başardılar.</p>
<p>Peşmergeler köye girmişlerdi artık. Köyde ses duyulmuyordu. Cemil tabancasının namlusuna mermiyi sürdü. Keskin nişancı tüfeğini bir köşeye yavaşça bıraktı. Komandolar kasaturalarını taktılar. Cemil elindeki tabancayı öptü. Ardından duvarın köşesinden fırladı.</p>
<p>-Haydi aslanlarım. Şu köpeklerin işini bitirelim.</p>
<p>Sözünü bitirir bitirmez şarjörünü teker teker boşalttı. Komandolar çıldırmış gibiydiler. Kasaturalar bedenlere giriyor,çıkıyor,etrafı canhıraş feryatlar dolduruyordu. Cemil şarjörü bitince yerde bulduğu Kalaşnikof’a sarıldı. Şarjörü tek hamlede boşaltıp,tüfeği kaldırıp attı.İşte o sırada karnında bir sızı duydu. Elinin karnına götürdü. Ilık bir sıvı elini adeta okşuyordu. Kendi kanıydı bu. Gözleri kararıyordu. “Ölüyorum ha. Bunca yıllık hayatım bitiyor.” Bir yıkıntının kenarına yığılıp kaldı.”Allah’ım geliyorum. Affet Allah’ım” O anda bile korkunç bir mücadele veriyordu Cemil. Elini çantasına götürdü. Bunu başaramadı. Bir daha denedi. Yığılıp kaldı. Komandolar,komutanlarının durumunu görmemişlerdi.Tüm peşmergeleri süngüleri ile deştikten sonra teğmen Cemil’in bir köşede yattığını gördü.</p>
<p>-Allah belanızı versin. Yüzbaşı vurulmuş.</p>
<p>Komandolar bu durumlarla karşılaşacaklarını tahmin etmişlerdi. Koşarak gelen sağlık uzmanı komando çantası ile beraber Cemil’in başına çöktü. İlk önce hücum yeleğini ardından ceketini çıkardı. Cemil’in karnından kan sızıyordu. Sağlık görevlisi elinden geleni yaptıktan sonra yaraya bol alkol döküp,sardı.</p>
<p>Teğmen,askerlerinden yedi kişiyi ayırdı. Portatif sedye üzerindeki Cemil,geriye gönderiliyordu. Diğer komandolar ise video kayıtları ile uğraşmaya başlamışlardı. Saldırıda komandolar altı arkadaşlarını kaybetmişlerdi. Ama peşmergelerin hepsi öldürülmüş,iki tankları tahrip edilmişti.</p>
<p>Cemil’i taşıyan sedye,karargaha girer girmez hemen seyyar hastaneye taşındı. İlker arkadaşını bu şekilde görünce,endişe ile dudaklarını ısırdı. Cemil ölürse,vicdan azabını taşıyamazdı.”Keşke hiç operasyona göndermeseydim” diye geçirdi içinden. Başı ağrımaya başlamıştı.</p>
<p>Öte yanda Cemil direniyordu ölüme. Belki farkında değildi ama kalbi var gücü ile çalışıyor,vücut tüm uzuvları ile bitmek bilmeyen bir mücadele veriyordu. Doktorların uzun uğraşı sonucunda mermiler çıkartıldı. Ameliyattan çıkan doktorların yüzü gülüyordu. İçlerinden birisi:</p>
<p>-Kurtuldu…</p>
<p>Diyebildi. Yoğun ameliyattan dolayı alınları terden parlıyordu. Gece sessizliğini yırtan pervane sesleri arasında bir helikopter,Cemil’i memleketine götürüyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.satkomando.com/seref-ve-cesaret-romani/seref-ve-cesaret-bolum-6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeref ve Cesaret Bölüm 5</title>
		<link>http://www.satkomando.com/seref-ve-cesaret-romani/seref-ve-cesaret-bolum-5.html</link>
		<comments>http://www.satkomando.com/seref-ve-cesaret-romani/seref-ve-cesaret-bolum-5.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 11:54:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şeref ve Cesaret Romanı]]></category>
		<category><![CDATA[özel kuvvetler]]></category>
		<category><![CDATA[özel kuvvetler mak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.satkomando.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[İlker tüm subayları harekat odasında toplamıştı. Önlerindeki duvara büyük bir harita asılıydı. Üzerine kırmızı ve mavi objeler yerleştirilmişti. İlker anlatmaya başladı.
-Burası bizim karargahımız. Biz mavi renkteyiz. Bunlar da etrafımızdaki peşmerge ve Irak ordusunun asker ve polis kalıntıları. Cemil, sen K-5 bölgesine saldıracaksın.
Cemil,emri alır almaz harekat hazırlıklarına başladı. Cephane eksiklerini tamamlayıp yola koyuldular. Cemil bir türkü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlker tüm subayları harekat odasında toplamıştı. Önlerindeki duvara büyük bir harita asılıydı. Üzerine kırmızı ve mavi objeler yerleştirilmişti. İlker anlatmaya başladı.</p>
<p>-Burası bizim karargahımız. Biz mavi renkteyiz. Bunlar da etrafımızdaki peşmerge ve Irak ordusunun asker ve polis kalıntıları. Cemil, sen K-5 bölgesine saldıracaksın.</p>
<p>Cemil,emri alır almaz harekat hazırlıklarına başladı. Cephane eksiklerini tamamlayıp yola koyuldular. Cemil bir türkü tutturmuştu ağzında. Komandolar arada bir birbirleri ile bakışıp sırıtıyorlardı. Komandolardan birkaçı yorulma emareleri gösterince Cemil,mola verme ihtiyacı hissetti. Kursta hocasının dediği bir sözü hatırladı.</p>
<p>“Asker önce ayakları,sonra midesinin üzerinde yürür”</p>
<p>Askerler yolun etrafına yayıldılar. Çantalar açıldı. Konserveler hızla midelere indiriliyordu. Cemil ayağa kalktı. Yolun çevresinde birkaç tur attı. Hep birlikte kalktılar. Mermiler,namlulara sürüldü. İleride bir kontrol noktasının ışıkları görülüyordu. Komandolar tam siper mevzilendi. Cemil dizlerinin üzerine çöktü. Ardından eli ile askerlerini sakinleştirdi. Ünlü keskin nişancı tüfeğini kaldırdı,gözlerini dürbüne odakladı. Nöbetçinin parlayan miğferinde kıpkızıl bir alev yanıp söndü. Cemil,peşmergeyi kafasından vurmuştu. Diğer komandolar tek tük taciz atışları yapmaya başladılar. Bir yandan da ilerliyorlardı. Kontrol noktasının ortasında bir tane amerikan yapımı Browning A-6 makineli tüfek duruyordu. Peşmergeler sürekli ona doğru koşuşuyor,daha tüfeğe dokunamadan vuruluyorlardı. Komandolardan birisi roketle orayı duman edene kadar onlarca peşmerge vurulmuştu. Kontrol noktasındaki direniş kırılınca komandolar hızla koşmaya başladılar. Bixi makine tüfeğinin taşıyan komando kontrol noktasına varır varmaz,nereden geldiği belirsiz bir mermi ile vuruldu. Diğer komandolar daha fazla ileri gitmediler. Kontrol noktasındaki kum torbalarının ardına yerleştiler. Kontrol noktasının arkasındaki köyden ateş yağıyordu üzerlerine. Cemil zıvanadan çıkmıştı.</p>
<p>-Şu lanet yeri vur. Vur şurayı! Diye bağırdı roketçiye. Aynı anda bir roketatar taşıyan asker roketatarı ateşledi. Roket evin penceresinden içeri girip,infilak etti. Evin tavanı olduğu bir gibi çökmüştü. Cemil göğsünün üzerinde dizili el bombalarından birini çekip fırlattı. Diğer komandolar da sırayla bombalarını atmaya başladılar. Köy harabeye dönmüştü. Sağlam ev kalmamıştı ortalıkta. Ateş sesi kesilince,Cemil tabancasını çekti. Yakın mesafeden keskin nişancı tüfeği bir işine yaramazdı. Köy tamamen düşman unsurlarından temizlenmişti. Komandolar,yıkılan evlerin oluşturduğu doğal mevzilere siperlendiler. Kimisi silahını temizliyor,kimisi kısık sesli konuşuyordu. Cemil timinden 5 kişiyi ayırdı. Bunlar karargaha dönüp destek kuvveti getireceklerdi. 5 kişi gidince Cemil çantasını sırtından çıkardı. Kendini kuş gibi hafif hissediyordu. Gözleri uzun boylu bir komandoya takıldı. Ölü peşmergelerin roketlerini ve el bombalarını topluyordu. Cemil askere kızamadı. İçinden “Bu lanet yerde her şeye ihtiyacımız var” Hava kararıyordu artık. Nöbetçiler belirlendi. Cemil Kuzey Irak’taki ilk uykusuna dalmadan önce şehit askeri düşündü. Bir anda gidivermişti. Özel Kuvvetler kursundaki hocasını hatırladı. Neler söylemişti?</p>
<p>-İçinizden birisi,hem de çok sevdiğini birisi gözünüzün önünde ölebilir. Hatta sizin yerinize ölebilir. Hatta kucağınızda,tam sıhhiyeye yetiştirmişken ölebilir. Bunlara alışın. Ölenin arkasından dökeceğiniz gözyaşı sizi başarıya ulaştırmaz. Sadece moralinizi azaltır. Hatta bitirir. Morali biten bir insandan hiçbir şey bekleyemezsin.</p>
<p>Cemil,hocasını bir daha tasdik etti. Peki bu komandonun annesi,babası yok muydu? Hocası bu soruya yeniden cevap verdi.</p>
<p>-Bu üniformayı giydikten sonra,bu bröveyi takıp,bu kepi başınıza geçirdiğinizde,sizin ananız da babanız da devlettir. Bunu böyle bilin!</p>
<p>Cemil’in gözleri kapanıyordu yavaş yavaş. Nihayet tamamen kapandı. Şimdi derin bir uykudaydı…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.satkomando.com/seref-ve-cesaret-romani/seref-ve-cesaret-bolum-5.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
